Ceyhun Osmanlı Naxçıvandan-YAZDI

Ceyhun Osmanlı Naxçıvandan-YAZDI
Vətəninfo.az xəbər verir ki,millət vəkili Ceyhun Osmanlı Türkiyədə yayımlanan  «Haberiniz.com.tr» sayıtında Naxçıvanla bağlı məqalə ilə çıxış edib.
Nahçıvan… Belki de Azerbaycan’ın bu eski toprağını, onun zengin kültürel ve tarihi mirasını Karabağ’a yönelik Ermeni iddiaları ile mücadele etmekten hak ettiği şekilde aydınlatıp tanıtımını yapamıyoruz dersem yanlış yapmış olmam. Unutulmamalıdır ki, Ermenilerin Nahcivan’ın zengin mirasını benimseme, topraklarına sahip çıkma isteğinin diğer tarihi topraklarımıza olan iddialarından hiç de geri kalır bir yanı yok.1988-1993 yılları arasından Ermenistan’ın Karabağ’la birlikte Nahcivan’a yönelik askeri operasyonlar da düzenlemesi bölgenin diğer illerini işgal etme çabaları bunun açık ispatıdır.  
 
Ermenilerin Nahcivan’ı sahiplenme isteğinin arkasında önemli amaçların saklandığı aşikârdır. Çünkü Nahcivan’a sahip olmak aslında binlerce yıllık zengin tarih ve kültüre sahip olmak anlamına gelmektedir. Bu tarihin sayfalarını tek tek geçmek, takdir edersiniz ki, bir makaleyle olacak iş değil, ancak onun en parlak ve temel bölümlerini hatırlatmak hem yurttaşlarım olan Azerbaycanlıların tarih hafızalarını tazelemek, hem de yabancıları Nahcivan gerçekleriyle tanıştırmak açısından önemlidir.
 
 Öncelikle belirtmek isteriz ki, Nahcivan şehri sadece Azerbaycan’da ve Kafkaslar’da değil hem de Yakın Doğuda en eski yerleşim alanlarından birisi olarak kabul edilir. Şehrin temeli çeşitli bilgilere göre M.Ö 16. yüzyılın ortalarında atılmıştır. Antik dönemde Manna, Midya, Kafkas Albaniyası gibi eski Azerbaycan devletlerinin sınırları içinde olan Nahcivan, Arapların gelişinden sonra hilafet haleflerinin başlıca yerleşim merkezlerinden biri haline geldi.Selçuklular zamanında ise şehir sultanın özel temsilcisinin oturduğu merkez rolünü üstlenmiştir. 
 
Nahcivan’ın Rönesans dönemi hiç şüphesiz ki Atabeyler Devleti (1336-1225) ile ilgilidir.Nahcivan’ın uzun süre söz konusu devletin başkenti olduğu, bu dönemde kentte Azerbaycan mimarisinin incileri sayılan Mümine Hatun, Yusuf bin Küseyr türbeleri, Cuma Camii veAtabeyler Sarayı’nın yapıldığı bilinmektedir. Nahcivan’ın yetiştirdiği büyük mimar Acemi Nahçıvani’nin ünü kısa zamanda Yakın Doğuya yayılmıştır. Ortaçağ’da Nahçıvan Azerbaycan’a Acemi Nahçıvani’den başka Hinduşah Nahçivani gibi önemli bir filoloji alimi,Baba Nemetulla Nahçivani gibi ünlü ilahiyatçı ve Kuran tefsircisini de bahşetmiştir. İslam din bilginleri tarafından tasavvufi tefsirin en parlak örneklerinden sayılan Nahçıvani tefsirinin orijinal elyazması günümüzde III Sultanahmet Kütüphanesi’nde korunmaktadır. 
 
Ortaçağ’da Safevi - Osmanlı savaşlarının yapıldığı esas alanlardan biri haline gelen Nahcivan önemli kayıp ve hasarlara maruz kalmıştır. Rusya işgalinden sonra ise diğer Azerbaycan hanlıkları gibi işgal edilmiştir. Gerek Çar Rusya’sı gerekse SSCB döneminde Nahcivan tüm kısıtlama ve engellere rağmen kültürel ilerleme uğruna tüm Azerbaycan’da yapılan mücadelenin öncülerinden biri haline gelmiştir. 
 
Günümüzde Azerbaycan edebiyatının klasikleri kabul edilen Celil Memmedguluzade,Azerbaycan’ın Shakespeare’i olarak adlandırılan Hüseyin Cavid, tarihi roman türünün en parlak temsilcilerinden sayılan Mehmet Said Ordubadi, olağanüstü ressam Behruz Kengerli, yüksek oktanlı benzin ’in mucidi, eski SSCB’nin en muhteşem kimyacılarından biri olarak kabul edilen akademisyen Yusuf Memmedeliyev işte bu Nahcivan toprağının çocuklarıdır.  
 
Nahcivan’ın olağanüstü şahsiyetleri sadece Azerbaycan kültüründe değil, onun askeri ve siyasi tarihinde de parlak izler bırakmışlardır. Azerbaycan halkının milli lideri, DTK generali, SSCB Bakanlar Kurulu Başkan yardımcısı, Siyasi Büro üyesi Haydar Aliyev’den bahsetmek bu anlamda yeterlidir. Çağdaş Azerbaycan Devletinin kurulmasında ve korunmasında müstesna hizmetleri olan Haydar Aliyev SSCB’nin Türk-Müslüman olan en yüksek rütbeli devlet adamı olarak da tarihe geçmiştir. 
 
Nahcivan’ın yetiştirdiği Cemşid Han Nahçıvanski, Hüseyin Han Nahçıvanski gibi önemli askeri figürler ise sadece Azerbaycan’ın değil hem de Rus ordusunun şöhretini tüm dünyaya yaymışlardır. Nahçivanlılar’dan oluşan Kengerli süvari ordusu Rus-Türk savaşlarında gösterdikleri kahramanlıklardan dolayı Rus İmparatorluğu’nun en önemli askeri ödülleri ve rütbeleri ile ödüllendirilmişlerdir. 
 
Ne acıdır ki bu dönemde Nahcivan Rus emperyalizminin parçalanma siyasetinden de yakasını kurtaramamıştır. Bu anlamda Nahcivan’a ilk darbe 1828 yılında Türkmençay Anlaşması’yla gelmiştir. Bölgeye İran’dan getirilen pek çok Ermeni Azerbaycan ile Türkiye sınırında bulunan bölgelere yerleştirilmiştir. İki kardeş halkı birbirinden ayırmaya onlar arasındaki ilişkileri kısıtlamaya yönelik olan çarlığın bu adımı şimdi bile yan etkilerini göstermeye devam ediyor. Nahcivan’a ikinci darbe ise Sovyet işgalinden sonra geliyor. SSCB hükümeti tarafından özerk Cumhuriyet ilan edilen Nahcivan’la Azerbaycan arasında Ermenistan devletinin kurulması bölgeyi anavatan Azerbaycan’dan ayırmış, onun jeopolitik ve ekonomik durumunu hayli zorlaştırmıştır. Üstelik Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sınır alanı da önemli ölçüde küçültülmüştür. Sonuçta bağımsızlığımızın ilk dönemlerinde neredeyse hiç yardım alamayan Nahcivan tek başına hem Ermeni işgalini önlemek, hem de işgalin getirdiği zorluklara göğüs germek zorunda kalıyor.
 
Nahcivan 1988 yılından itibaren başlayan özgürlük hareketine kendisi de büyük katkıda bulunmuştur. Şöyle ki ilk kez Azerbaycan halkını 1828 yılından itibaren ikiye ayırmış olan Araz nehri boyunca uzanan Rusya-İran sınırı 31 Aralık 1989 yılında Nahcivan sınırı doğrultusunda yok edildi. Her iki kıyıda bulunan soydaşlarımızın buluştuğu bu tarih şimdi Dünya Azerbaycanlılarının Dayanışma Günü olarak kutlanmaktadır. Nahcivan ayrıca SSCB’nin devlet yönetiminden çıkarak, komünist bayrağını indiren ve üç renkli Cumhuriyet bayrağını asan ilk bölgemizdir.  
 
Tüm belirtilenler Nahcivan’la ilgili tarihi gerçeklerin sadece küçük bir kısmıdır, fakat bunlar bile bu bölgenin tarihimizdeki ve kültürümüzdeki yerini vurgulamak için yeterlidir. Önemli olan tarihimizin her parçası gibi Nahcivan’a da sahip çıkabilmek, onun bilinmesini sağlamak ve mirasını dünyaya göstermektir. Bu durumdan en çok kazanan ise tabi kendi tarihini ve gizemini dünyaya göstermek için ilave bir nedene sahip olan Azerbaycan’ımızdır.


İSTİFADƏ QAYDALARI

Müəllif hüquqları qorunur.
Məlumatdan istifadə etdikdə istinad mütləqdir.
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.

BİZİMLƏ ƏLAQƏ

Tel: +994 55 875 56 58
[email protected]

www.miq.az